Nikah Şahitliği

Düğünde nikah şahidinin kim olacağı da ayrı bir merak konusudur. Nikah şahitliği ile ilgili insanların aklına takılan sorulara birkaç cevat vereyim.

 

Nikah Şahitliği

Kimler nikah şahidi olabilir
Herkes

Nikah Şahitlerinden hangi belgeler istenir
Nikah öncesi nüfus cüzdanı ve adres ibraz edilmesi gerekmektedir. TC Kimlik numarası da gereklidir.

Yani sadece Türkiye Vatandaşları mı şahitlik edebilir
Evet

Akrabalar nikah şahidi olabilir mi
Olabilirler, gelin ya da damadı tanıyor olmaları yeterli.

Birden fazla nikah şahidi olabilir mi?
Deftere 2 kişi imza atabilir ama birden fazla (yani toplamda ikiden fazla) şahit olabilir.

Farklı dinden insanlar nikah şahidi olabilir mi?
T.C. Vatandaşı ise olabilir, dinen de sakıncası bulunmadığına dair bilgiler mevcuttur.

Ev’len

Ev’len

Evliliğin gelin ve damattan sonra olmazsa olmazı “ev” . Ev ararken de büyük ihtimalle emlakçılarla tanışacaksınız. Öncelikle bunun bir meslek olduğunun altını çizeyim ve işini çok iyi yapan emlakçılar olduğunu da ekleyeyim. Gelin öncelikle bir ev tutarken ödeyeceğimiz emlak komisyonlarını bir öğrenelim.

 

Ev Satın Alırken ne kadar Emlak Komisyonu ödenir?
Kanunen hem alıcıdan hem de satıcıdan %3 emlakçı komisyonu alınır. Burada bilinmeyen iki husus var. Birincisi çoğu zaman satıcı komisyon ödemez yani sadece alıcıdan emlakçı komisyon alabilmiş olur. İkincisi de bu tutarın KDV çıktıktan sonra belirlenmesi. Yani %3 hesaplandıktan sonra miktar 1.18 e bölünür. Örneğin %3’ü 1180 TL olan satış bedelinden emlakçı 1000 TL komisyon alabilir. Bu oranlar belirli çerçevelerle belirlense de pratikte satıcı ve alıcı ile yapılmış konuşmalar geçerlidir.

Yeri gelmişken ev satın alırken satış bedelinin %4’ü ve bir miktar döner sermaye (2015 yılında 500 TL civarında) Tapuya ödenir. Ayrı bir anlaşma yapılmamışsa bu bedeli %2 alıcı %2 satıcı öder.

İçiniz karardı ve ev almaktan soğudunuz, biliyorum. Haydi kiradaki duruma bakalım o zaman.

Peki, Ev Kiralarken Emlakçıya ne kadar öderim?
Yine yazılı olarak yıllık kira bedelinin %12’si. Kısa bir hesap için kirayı 1.44 ile çarpabiliriz. Örneğin kirası aylık 1000 TL olan bir ev kiralarsanız 1440 KDV’li bir tutar komisyonunuz olur. Yine %18 KDv düşmek için 1.18’e bölersek elimizde 1220.3 TL kalır. Teorisi böyle olsa da emlakçılar pratikte 1 aylık kira bedelini kiralama bedeli olarak alırlar.

Kira komisyonuyla beraber bilmemiz gereken 2. bir konu da depozito. Depozito mal sahibinin güvence bedeli aslında, evi yıkar salonun ortasına s.çar gidersen cepten temizlememek için bir miktar nakitini rehin alıyor.

2015 itibariyle çıkan yeni kanunun 342. maddesi diyor ki depozito 3 aylık kira bedelini geçemez. Pratikte ev yeni değilse 3 kiraya kadar çıkmıyorlar ama hızını alamayan ev sahipleri için ilk defa getirilen bu üst sınır iyi olmuş. Diğer bir güzellik ise depozitonun ev sahibine değil de bankada vadeli bir mevduat hesabına yatırılacak olması. Burada amaç paranın değer kaybetmemesi. Buna ev sahibini kanuni hakkınız olsa da ikna edemeyebilirsiniz. En azından 1 kira, 1.5 kira gibi kiraya oranlı depozito verin de alırken de en azından o oranda paranız değer kaybetmesin. İstanbul’da genellikle 5-10 yıl arası evlerde 2 , 10 yıldan yaşlı evlerde 1 depozito isteniyor ancak emlağın bulunduğu semt bu genellemeleri bozabilir.

Bu kadar kiradan bahsetmişken kira artışından da bahsedeyim bari. Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) üst sınır. 2015 yılında %8 civarındaydı. Yani 1000 TL kira ödeyen birine 1080 TL üzerinde zam yapılamaz. Sözleşmedeki artış oranı, hakkaniyet ilkesi ve emsal kira bedelleri şeklinde 3 kriter var. Hakkaniyet ilkesi, eski kiracı indirimini içeriyor (Yargıtay kararları tarafından da kiracıyı koruyan dava kararları var.Eski kiracıların kiralarının yeniden belirlenmesinde, emsal kira bedelleri üzerinden yüzde 15 indirime gidilmesini benimseniyor).

Yine 2015 yılında çıkan yasanın 344. maddesiyle dövizle ödenen kiraların 5 yıl geçmedikçe yeniden belirlenemeyeceği de hükmedildi. Yani kiranız 1000$ ise 5 yıl 1000$ :)

Ülkemizde işler biraz farklı yürüse de insanın kanuni haklarını bilmesinin önemli olduğuna inanırım. Tapusunda sizin ya da ev sahibinizin adı yazsın çok önemli değil, her şey bir yana, sağlık ve mutlulukla oturabileceğiniz bir eviniz olsun.

Nikah Şekeri Modelleri

Nikah Şekeri Modelleri

Düğünlerde bir gelenek haline gelen nikah şekerleri , düğününüz sonrasında herkeste bir anınız kalması adına , gelen davetlilerinize hoş bir sürprizdir.

Herkes ister ki nikah şekeri çok güzel olsun , çok değişik olsun , uzun seneler muhafaza edilebiliyor olsun ama nasıl olsun , nikah şekeri modellerini sizinle paylaşmak istiyorum.İçinden mutlaka kendi şekerinizi yaratacak bir fikir bulabilirsiniz veya aradığınız nikah şekerini bulabilirsiniz.

 

Nikah Şekeri Modelleri

Çiçek Keseleri 

Hoş ve kalıcı kokusu olan kurutulmuş çiçeklerin keselere doldurulması.

Magnetler

Değişik tasarımda buzdolabı magneti yaptırabilirsiniz , çok yakınlarınız için anlamlı olabilecek bir buzdolabı magneti mesela ikinizin bir fotosunun olduğu küçük bir magnet olabilir.

Kahve Tüpleri

Ağzında mantar olan içinde türk kahvesi olan cam tüpler.Üzerinde düğün tarihi ve isminiz yazabilir.

Porselen Kutular

Bir takım küçük takılarınızı , eşyalarınızı koyabileceğiniz süslü porselen kutular.

Şeker Keseleri

İçerisine renkli draje ya da badem şekeri konulan keseler.

Fidan Bağışı

Her bir davetliniz için bir ağaç dikmek istemez misiniz , her davetlinizin adına bir fidan diktiğinizin küçük kartlarda sertifikası ya da kitap ayracı şeklinde sertifikaları verebilirsiniz.

Teknolojik Nikah Şekeri

Eğer teknoloji ile fazla iç içe iseniz , teknolojik bir çift olarak anılıyorsanız , o zaman paraya kıyıp bu değişik tasarımı yapabilirsiniz :)

Minik USB ( Flash Bellek ) , üzerinizde isminiz yazan USB ler verebilirsiniz.Maddi olarak diğer seçeneklere göre pahalı olacağının altını çiziyorum , ama kaç kere evlenicez de diyebilirsiniz :)

Fortune Cookie ( Şans kurabiyeleri )

Daha önce bu kurabiyeleri görmemiş olabilirsiniz , çok küçük  ama insanı gülümsetebilen güzel bir sürpriz.Fortune cookie daha öncesinde bir nikah şekeri olarak birilerine verildi mi bilmiyorum , maliyeti ne olur onu da çok bilmiyorum ama benim aklımda olan hoşuma giden bir fikir oldu. Şans kurabiyeleriniz olacak süslü bir ambalajın içerisinde , davetlileriniz şans kurabiyelerini kırmalı saklamamalı , şans kurabiyeleini kırdıklarında sizinle ilgili küçük mesajlar yazabilir .Örneğin “Ayşe ve Mehmet birbirini çok seviyor “, ” Ne iyi ettiniz de geldiniz ” , “İyi ki geldiniz ” , ” İnşallah bi çeyrek takmışsınızdır ” … vs gibi esprili veya duygusal mesajların barındığı şans kurabiyeleri bence güzel olabilir.

 

Kendi nikah şekerinizi kendiniz yaratmanız dileğiyle , sağlıcakla kalın…

Tam Yerine Rast Geldi Manzara Koyduk

Tam Yerine Rast Geldi Manzara Koyduk

Daha önceden bahsetmiştim aslında , eş adayınızın ailesiyle tanışmak ateşten bir gömlek. Kelebek etkisi gibi her davranışınız her sözünüz ilişkinizi ve tanıştığınız insanların algısını etkiler. Bu sebeple susmak gayet mantıklıdır. Ortamda sizin yerinize konuşan birilerinin olması ya da ortamdaki bazı kişilerle (Kız arkadaşınızın kuzeni ya da önceden tanıştığınız halası gibi) daha önceden ısınma turları yapmış olmanız elinizi güçlendirir ama ne yaparsanız yapın sonsuza dek susamazsınız.

 

Tam Yerine Rast Geldi Manzara Koyduk

Gerekmedikçe ve soru sorulmadıkça konuşmamak ne kadar sağlıklı olsa da burada ufak bir püf nokta var, atlamamamız lazım. Devamlı susan ve yorum yapmayan biri bu sefer de kötü bir önyargı oluşturur. Suskun, pasif, mal gibi bir damat adayını takdir edersiniz ki kimse bağrına basmaz. Benim önerim sessizliklerinizde çok iyi gözlemler yapın ve en doğru anı kollayın. Ancak tam yerinde tam zamanında öyle bir laf edin ki suskunluğu asaletindenmiş diyebilsinler. Bu kuralın adına çocukluğumda defalarca duyduğum “Tam Yerine Rast Geldi Manzara Koyduk” kuralı diyorum ben. 2 saatlik bir konuşmada en fazla 2 defa şansınızı denemelisiniz. Yeterince iyi bir etki yaratamazsanız yine mal olarak hatırlanacaksınız bu yüzden emin olmadan hamle yapmayın. Uygun ve güzel bir espri yapabilirseniz akıllı görünmenin yanında sempatik de olabilirsiniz. Bu fırsatı kaçırmayın.

Eskiden televizyonlarda teknik bir arıza olduğunda manzara resmi koyulurdu. Buna gönderme olarak ortaya çıktığı söylenen ve dilimize pelesenk olan bir “Olacak O Kadar” sözü Tam Yerine Rast Geldi Manzara Koyduk aslında.

Aç gözünü seyret tekrarı yok bunun
İşimiz muhabbet efkarı yok bunun
Arada bir dilimiz sürçer ise af ola
Tutmasını biliriz de kemiği yok bunun

Olacak, olacak, olacak o kadar
Olacak, olacak, olacak o kadar

Niyetimiz kimseyi kırmak değildir
Şuradakini buraya koymak değildir
Arada bir zülfü yare dokunduk
Tam yerine rast geldi manzara koyduk

Olacak, olacak, olacak o kadar
Olacak, olacak, olacak o kadar

Hazır bu kadar girmişken konuya emeği geçen her isme değinmek istedim
Grup Gündoğarken, Olacak O Kadar jenerik müziği (1986)
Söz Müzik : İlhan Şeşen
Düzenleme : Grup Gündoğarken , Tarık Sezer

Yine araştırırken beni şaşırtan bir diğer bilgi de Yılmaz Erdoğan’ın TRT 1 yıllarda Olacak O Kadar yazar ekibinde olması. Merak Edenler için tam kadro Levent Kırca , Yılmaz Erdoğan , Sedat Bilgin , Alpagut Eren, Nuray Mesci

Evlilikle İlgili Fahiş Fiyatlandırma

Evlilikle İlgili Fahiş Fiyatlandırma

Evlilikle ilgili fahiş fiyatlandırmadan kastım her şeyin “Bir defa” evleniyoruz mottosuyla ederinin beş misline çakılmaya çalışılması.

 

Evlilikle İlgili Fahiş Fiyatlandırma

Sistemin içindeki bir firma ufak da olsa bir eleştiri getirmiş sisteme ki hoşuma gitti. Ne zamandır bu konuyla ilgili yazmak istiyordum. Karaca’nın konuyla ilgili 2016 doğumlu taze çıkmış reklam filmini paylaşalım önce.

Telefon Dolandırıcılığı

Telefon Dolandırıcılığı

Evlilikle ilgili süreçlerden biri olmasa da her şekilde hayatımıza girdi bu telefon dolandırıcılığı. Bugün okuduğum bir haberde Hukuk profesörünün de 4.5 milyon TL (evet eski parayla 4.5 trilyon yanlış okumadınız) dolandırıldığını okuyunca bu yazıyı yazma kararı aldım. Özellikle de evlilik sürecinde insanın beyninin %20’si hep ev kurma, düğün, nişan, takı gibi konularla meşgul oluyor. Bu sebeple daha da saf olabiliyoruz bu hassas süreçte.

Peki Nedir Telefon Dolandırıcılığı?
Biri sizi arıyor, diyor ki ben savcıyım. Siz de “buyrun sayın savcım” diyorsunuz. “Senin hesabında para var, onu benim hesabıma gönderiver” diyor. Siz de tüm birikiminizi yolluyorsunuz.

Buna kim inanır? Kadir İnanır.
Gülümsediğinizi farkedebiliyorum, “Kim böyle dolandırılır” diye geçirmeyin içinizden. Gelin biraz detay verelim de bu klasik konu bir işe yarar formatta işlenmiş olsun.

Karşınızdakiler profesyönel. Ellerinde milyonlarca TL para var. Bankalarda, “özel” kurumlarda , iletişim merkezlerinde onlara yardım eden kişiler olduğundan bahsediliyor. Öyle 15 20 yaşında ergenler değil bunlar. Tüm hayatınızı , çöplerinizi, kredi kartı extrenizi inceliyorlar. Bazen telefon hatlarınıza girip konuşmalarınızı dinliyorlar. Bu ön hazırlık olmadan da dolandırılan kişiler var tabiki. Aceleye gelmiş, planlanmamış ya da küçük balıklar tarafından dolandırılmış kişiler de var. Ama milyonlarca TL’nin birkaç dakikada telefonla hesaba aktarılabileceğine inanmak çok safça. Arkasında yoğun bir emek var, emeğe saygı :)

Mesela Prof. Dr. Erdener Yurtcan’ı arayan dolandırıcı “Anadolu Adliyesi Başsavcısı Fehmi Tosun” um ben demiş, sesini benzetiyor muhtemelen. İlgili savcının kullandığı kelimeleri , günlük hayatta gittiği yerleri biliyor belki. Mutlaka hukuksal terimlerden de haberdar. 4.500.000 TL dolandırılıyor. (15 Ekim / 2015)

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Osman Genç var mesela, kendisini arayan kişi başkomser olduğunu söylüyor. 40.000 TL dolandırılıyor. (5 Kasım / 2014)

Büyük ihtimalle duyduğunuz Prof. Dr. Canan Karatay , yine komserim diyen bir kişi tarafından 60.000 TL dolandırılıyor. (2 Kasım / 2013)

Bu kişiler nasıl dolandırılır ya? Ben de dolandırılır mıyım?
Korkmaya başlamanız güzel, daha dikkatli okumaya başlamıştırsınız artık. Telefon dolandırıcılığında inandırıcı diğer faktörler şunlar.
1) Arkaplan sesleri : Konuştuğunuz kişinin gerçekten de karakolda olduğuna inanmanızı sağlayan telsiz, telefon sesleri ve dış gürültü. Böylece refleks olarak konuya inanıyorsunuz.

2) Telefonu başkasının aktarması : Telefonu ilk açtığınızda karşınıza merhaba ben bilmem kimin kalem müdürü, bilmem kimin sekreteri, bilmem kimin mesai arkadaşı diyen biri çıkıyor. Sonra “Başkomserim sizinle konuçacak” ya da “Sayın Savcım” sizinle konuşacak diyor. Bu da içgüdüsel olarak bizi yanıltıyor.

3) Aralıksız konuşma : Basına yansıyan olaylarda pek üzerinde durulmayan bir başka konu da dolandırıcının sizi bir dakika serbest bırakmaması. Sizin birine bir şey sormanıza, danışmanıza kesinlikle izin vermiyor. Telefonu kapatamıyorsunuz. Bazı örneklerde 6 saat telefonla konuşan vatandaşlar mevcut. Buna ben “Kapıya Gelip Tencere Satan Adam Etkisi” diyorum. Çoğu insan ne yazık ki karşısında cır cır konuşan birini görünce hipnoz edilmişçesine ikna oluyor.

4) Korku Faktörü : Dolandırıcıların genellikle seçtikleri metod hesabınızdan terör örgütüne para aktarılmış senaryosu. Burada amaç sizi korkutup mantıklı düşünmenizi engellemek. “Terör örgütü hesabızı ele geçirecek parayı şu güvenli hesaba aktarın biz de Merkez Bankası’na aktaracağız ” senaryosu da var. Böyle bir şey duyunca ve “zamanla yarışıyoruz , hesabınızı ele geçirmek üzereler” diye de sıkıştırılınca beyin doğru düşünemiyor.

Gelin koca koca insanların dolandırılmasıyla dalga geçmeyelim de bu işin nasıl olduğuna dair bilgi verelim çevremize. Emniyet Genel Müdürlüğü EGM diye mesaj atıp uyarıyor aslında ama o 160 karakterde bu kadar detay olmadığı için insanlar ne yazık ki korunmasızlar.

Güncelleme: Ülkemizde bu konudaki yasaların ve bilgilendirici SMS’lerin aracılığı ile 2018 yılı itibariyle ciddi oranda telefon dolandırıcılığında düşüş yaşanmıştır.
Evlenmeye 5 Kala Yapılan Evlilik Teklifleri

Evlenmeye 5 Kala Yapılan Evlilik Teklifleri

Evlenmeye 5 Kala Yapılan Evlilik Teklifleri

Son trend  , garanti olsun … Nasıl olacak o bakalım , sözümüzü alalım ondan sonra evlenmeden hemen önce bir teklif yaparım , sonra kız demesin ki evlenme teklifi yapılmadı bana :)

Evet kızların tümünün hayalini süsleyen bir evlenme teklifi vardır ama erkeklerin yoktur . Dolayısıyla bu gerçek de bize “Hayaller ve Gerçekler” denilen şeyi yaşatıyor.Haklarını yemeyelim hayalimizdekini yapamasalar bile onlar için önemli olmayan bir şey için oldukça uğraşanlar çıkıyor aralarından.Biraz feminen bir yazıya doğru mu gidiyor ne :)

Evlenme Teklifi Ne zaman Yapılmalı ?

Duyduk duymadık demeyin , heyy size sesleniyorum Beyler … Tabi ki evlenme teklifi ailelerin tanışma aşamasından önce yapılır veya nişan ya da sözden önce yapılır.Sözden ya da nişandan sonra evlenme teklifinin ne anlamı var söylenen evetin sizin için bi manası var mı  , zaten kız size evet demiş , bu neyin kafası demezler mi adama :)Yani diyorum ki elinizi çabuk tutun , kız zaten evet diyecek , hayır diyecek kız yok mudur vardır ama hayır diyecek kızla zaten bu şekilde bir muhabbet bile edemeyeceğinizden aslında size hayır diyecek kızın da cevabını iyi bilirsiniz :)

 

Neyse artık yazacaklarım çok uzun değil , hayatta geç kalmayın ki herşey zamanında anlamlı ve güzel olsun, sağlıcakla kalın…

14 Şubat Sevgililer Günü

14 Şubat Sevgililer Günü

Sevgilisi olan var olmayan var , sevgilisi olup parası olan var olmayan var , sevgilisi olsa ne güzel süprizler yapacak olan var olmayan var …

14 Şubat Sevgililer günü kimi çiftler için vazgeçilmez bir gün iken , kimi çiftler için de 15 şubattan ya da 13 şubattan farkı olmayan bir gün. Sevgilimize , eşimize sevgimizi göstermek için koca bir yıl beklemek sizce de saçma değil mi , hem de 14 şubatta bir süpriz yapacağını beklediği için şaşırır gibi yapıp şaşırmamak aslında :)Sıradan bir günde aynı süprizi yapsak inanın karşıdaki kişi kendini çok daha özel ve mutlu hissedder bu tez konusu bile olabilir :)

Düğün Günü Hava Durumu

Düğün Günü Hava Durumu

Eğer açık havada düşün planlıyorsanız hava durumu muazzam önem arz ediyor. Düğün günümüzü aylar öncesinden planladığımız için *TÜMAS kullanacağız.

*TÜMAS (Türkiye Meteorolojik Veri Arşiv ve Yönetim Sistemi) Yapı olarak T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığına bağlı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’ne bağlı bir birim. Kendi veritabanı var tabiki ama uluslararası ve ulusal kaynaklardan da meteorolojik veriyle beslendiğini belirtmiş.

Meteoroloji’nin sitesinde detaylarını bulabileceğiniz üzere hava tahminleri analiz, gözlem ve tahminle yapılır. Tarih uzaklaştıkça tahmin de artar. Yaklaşık olarak 5 günden sonrasını analiz etmek oldukça güçtür.Bu sebeple detaylı birçok veri tutulur. Veri ne kadar fazla olursa tahminin doğruluğu da o kadar artar.

Düğün günümüzün hava sıcaklığını, yağış olasılığını hesaplamak için bir yıl öncenin tahminlerini kullanabiliriz. Bunu da çok önemsiyor ve daha garanti bir tahmin yapmak istiyorsanız TÜMAS’a göz atabilirsiniz. Bu servis ne yazık ki ücretli, arama kriterleri arttıkça (Örneğin şehir sayısı, parametre sayısı gün sayısı gibi) raporun ücreti de artıyor.

meteoroloji-veri-siparisi-sayfasi

Görüldüğü üzere ilk rapor 35.010 TL gibi astronomik bir rakam. Kriterler azaldıkça 138 TL’ya kadar düştü ücret. 138 TL olanda sadece bir ilin ortalama sıcaklık ve ortalama yağıs değerlerini ay ve gün bazında 6 yıl boyunca sıralattım.

tumas-anasayfa

Basit bir üyelik adımından sonra karşımıza aşağıdaki anasayfa çıkıyor. Sırasıyla Veri Kaynağı, Parametre, İstasyon ve Tarih seçmemiz isteniyor.Belirli açıklama ve yönlendirmeler mevcut zaten.

tumas-parametreler

İstasyonda il, havza, bölge seçebiliyorsunuz.

tumas-istasyon

Son olarak da tarih seçimi. Yukarıda bahsettiğim gibi ne kadar az kriter girerseniz rapor o kadar ucuz oluyor. Bu sebeple sadece gerekli detayları işaretleyin.

tumas-tarih

Bu metodu düğün harici organizasyonlarınız, araştırmalarınız için de kullanabilirsiniz. Hülya Uğur’un da dediği gibi : ” Havalar Nasıl olursa olsun, sizin havanız iyi olsun.”

Ançüez, Ispanak, Pırlanta

Ançüez, Ispanak, Pırlanta

Ançüez, Ispanak, Pırlanta

 

Yaratıcı yazma diye -çok- eskilerden günümüze kadar gelebilen bir gelenek var. Üç kelime seçiliyor ve bunlarla ilgili bir hikaye yazılıyor doğaçlama olarak. Birbirinden ne kadar kopuksa bu üç kelime , okuyucu o kadar heyecanlanıyor.

Bu yazıda güçlü bir etki bırakmak için seçtim bu kelimeleri. Değinmek istediğim konu da tam olarak bu aslında, algının ve zihnin yönlendirilmesi. Vuruculuğu arttırmak için çok kısa ve öz ifade edeceğim bu üç kelime arasındaki ilizyonu.

Ançüez
Bildiğimiz hamsi. Tuzla, yağla salamura edilmiş genellikle de turşu gibi kavanozda muhafaza edilen bir yiyecek. Çocukluğum Ninja Kaplumbağalar (Teenage Mutant Ninja Turtles) ‘daki ançüezli pizza hayaliyle geçti, gençliğim ise o kötü tad ve hayal kırıklığıyla. Küçük bir araştırmayla dünyada da birçok kişinin tadından müzdarip olduğunu görebilirsiniz. Gelelim işin ilizyon kısmına. Amerika’da üretilen ancak piyasada bekleneni bulamayan ançüez Ninja Kaplumbağalar ile insanların bilinçaltına yerleştiriliyor. Öyle ki sektörden çekilecek firma sipariş yetiştiremez hale geliyor.

Bu olayın bir de Türkiye ayağı var. 90’ların başında bir pizza zinciri Türkiye’ye geliyor. Ancak pide, lahmacun, kebap aşığı Türkler pizzaya bir türlü ısınamıyor. Pizza zinciri kapanıyor. Ardından ilk özel televizyonlar açılıyor ve tüm dünyayı kasıp kavuran çizgi film neredeyse bedavaya bu özel kanala satılıyor. Beraberinde kalem traşlar, çantalar, yapıştırmalar derken pizzayı ağzına sürmeyen bir nesil pizza hayaliyle yanıp tutuşmaya başlıyor. Ardından pizza zinciri yeniden açılıyor. Leonardo, Raphaël, Michelangelo ve Donatello. Bu dört isim çok masum görünse de ben pizzayı da ançüezi de onlarla tanıdım ve bu algı operasyonunun tanıklarından biriyim.

popeye-sailor-man-temel-reis

Ispanak
Sırada ikinci kelimemiz var. Ispanak. Yukarıda anlatılanlar zemini hazırladığı için çok şaşırmayacağınız bilgiler paylaşacağım. 1929 yılında Elzie Crisler Segar tarafından Temel Reis (Popeye) isimli bir çizgi film oluşturuluyor. Ispanak yedikçe Kabasakal(Bluto)’ı tokat manyağı yapan , Safinaz(Olive) ile ilişki durumu karışık olan kahramanımızı bilmeyeniniz yoktur. Ne yazık ki yıllar sonra ıspanakta çok az demir olduğu ortaya çıkıyor. Peki ama çocukluk hayallerimizle neden oynadılar? Cevabı basit. Savaş zamanı askerler için üretilen milyonlarca konserve savaş bitince elde patladığı için tüm dünyaya ıspanağın ne kadar faydalı olduğu yalanı pompalanıyor.

Temel Reis’te tütünün özendirilmesiyle ilgili de birçok eleştiri mevcut ve ne gariptir ki bir çizgi filmde yıllarca ağzında pipo olan bir denizci izliyoruz. Aynı zamanlarda tütün ticaretinin artışı ve ihraç edilişi göz önüne alındığında bunun da masum bir tesadüf olmadığı ortaya çıkıyor.

ve Pırlanta
Gelmek istediğim noktayı hissettirebildiysem ne mutlu. Yanlış anlamayın, ben yukarıda bahsedilen olayları eleştirmiyorum bilakis çok iyi planlanmış ve uygulanmış harika stratejiler olarak görüyor ve saygı duyuyorum. Çocukken hayalini kurduğum ançüezli pizza ya da ıspanak gibi aslında , almam gerektiğini düşünüyorum , neden niye bilmiyorum. Kendimizi çok akıllı sanmamıza rağmen algımızın ve hatta kendi adıma konuşursam bizzat kendi algımın böylesine bir ilizyona uğratılmasına şaşırıyor ama saygı duyuyorum.