Ançüez, Ispanak, Pırlanta

 

Yaratıcı yazma diye -çok- eskilerden günümüze kadar gelebilen bir gelenek var. Üç kelime seçiliyor ve bunlarla ilgili bir hikaye yazılıyor doğaçlama olarak. Birbirinden ne kadar kopuksa bu üç kelime , okuyucu o kadar heyecanlanıyor.

Bu yazıda güçlü bir etki bırakmak için seçtim bu kelimeleri. Değinmek istediğim konu da tam olarak bu aslında, algının ve zihnin yönlendirilmesi. Vuruculuğu arttırmak için çok kısa ve öz ifade edeceğim bu üç kelime arasındaki ilizyonu.

Ançüez
Bildiğimiz hamsi. Tuzla, yağla salamura edilmiş genellikle de turşu gibi kavanozda muhafaza edilen bir yiyecek. Çocukluğum Ninja Kaplumbağalar (Teenage Mutant Ninja Turtles) ‘daki ançüezli pizza hayaliyle geçti, gençliğim ise o kötü tad ve hayal kırıklığıyla. Küçük bir araştırmayla dünyada da birçok kişinin tadından müzdarip olduğunu görebilirsiniz. Gelelim işin ilizyon kısmına. Amerika’da üretilen ancak piyasada bekleneni bulamayan ançüez Ninja Kaplumbağalar ile insanların bilinçaltına yerleştiriliyor. Öyle ki sektörden çekilecek firma sipariş yetiştiremez hale geliyor.

Bu olayın bir de Türkiye ayağı var. 90’ların başında bir pizza zinciri Türkiye’ye geliyor. Ancak pide, lahmacun, kebap aşığı Türkler pizzaya bir türlü ısınamıyor. Pizza zinciri kapanıyor. Ardından ilk özel televizyonlar açılıyor ve tüm dünyayı kasıp kavuran çizgi film neredeyse bedavaya bu özel kanala satılıyor. Beraberinde kalem traşlar, çantalar, yapıştırmalar derken pizzayı ağzına sürmeyen bir nesil pizza hayaliyle yanıp tutuşmaya başlıyor. Ardından pizza zinciri yeniden açılıyor. Leonardo, Raphaël, Michelangelo ve Donatello. Bu dört isim çok masum görünse de ben pizzayı da ançüezi de onlarla tanıdım ve bu algı operasyonunun tanıklarından biriyim.

popeye-sailor-man-temel-reis

Ispanak
Sırada ikinci kelimemiz var. Ispanak. Yukarıda anlatılanlar zemini hazırladığı için çok şaşırmayacağınız bilgiler paylaşacağım. 1929 yılında Elzie Crisler Segar tarafından Temel Reis (Popeye) isimli bir çizgi film oluşturuluyor. Ispanak yedikçe Kabasakal(Bluto)’ı tokat manyağı yapan , Safinaz(Olive) ile ilişki durumu karışık olan kahramanımızı bilmeyeniniz yoktur. Ne yazık ki yıllar sonra ıspanakta çok az demir olduğu ortaya çıkıyor. Peki ama çocukluk hayallerimizle neden oynadılar? Cevabı basit. Savaş zamanı askerler için üretilen milyonlarca konserve savaş bitince elde patladığı için tüm dünyaya ıspanağın ne kadar faydalı olduğu yalanı pompalanıyor.

Temel Reis’te tütünün özendirilmesiyle ilgili de birçok eleştiri mevcut ve ne gariptir ki bir çizgi filmde yıllarca ağzında pipo olan bir denizci izliyoruz. Aynı zamanlarda tütün ticaretinin artışı ve ihraç edilişi göz önüne alındığında bunun da masum bir tesadüf olmadığı ortaya çıkıyor.

ve Pırlanta
Gelmek istediğim noktayı hissettirebildiysem ne mutlu. Yanlış anlamayın, ben yukarıda bahsedilen olayları eleştirmiyorum bilakis çok iyi planlanmış ve uygulanmış harika stratejiler olarak görüyor ve saygı duyuyorum. Çocukken hayalini kurduğum ançüezli pizza ya da ıspanak gibi aslında , almam gerektiğini düşünüyorum , neden niye bilmiyorum. Kendimizi çok akıllı sanmamıza rağmen algımızın ve hatta kendi adıma konuşursam bizzat kendi algımın böylesine bir ilizyona uğratılmasına şaşırıyor ama saygı duyuyorum.

Yorum Yapabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir